etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2010 Perşembe

gazeteye çıkmışız yaw:):)



bilişim günleri etkinliği için belirli aralıklarla  toplantı yapıyoruz,toplantılarımızdan bir tanesinde,"eskişehir şehir gazetesi magazin köşesi" editörlerinden bir  arkadaş kafe kafe dolaşıp,gençlerin fotoğraflarını çektiğini  söylemişti,birkaç defa fotoğrafımızı çekti,işte en son çektiği  fotoğraf ve yaptığı haber::)




DERYA GÜNDÜZ

9 Nisan 2010 Cuma

LİNUX GÜNLERİ-1. gün/DEVRİM GÜNDÜZ

bugün yine "aa bugün nekadar çok şey  öğrendim",dediğim günlerden birtanesi:
klübümüz BBTK'nın etkinliği olarak gerçekleşen "LİNUX GÜNLERİ" etkinliğine   katıldım bugün.İyiki de katılmışım dediğim bir seminerdi.
LKD(linux kullanıcıları derneği) adına DEVRİM GÜNDÜZ konuşmacı olarak katıldı.
Devrim gündüz kimdir?
kendisi  şuan markafoni adlı özel alışveriş klübünün IT departmanında çalışıyor,50 ay Canada'da çalışmış,Amerika'da çalışmış ayrıca postgresql'in (özgür yazılım olan ve sql standart sorgu dilini destekleyen veritabanı yönetim sistemi)  geliştiricisidir ve koyu bir linuxçu'dur.
sunumu müthişti,gözlerimizi ondan alamadık,1.5 saat  geçiyordu ama kimse  zamanın nasıl geçtiğinin farkında olmuyordu,kendi hayatından ve tecrübelerinden anektodlar alarak sunusunu çok eğlenceli bir hale getirmeyi başardı.sunum iki  oturumdan oluşuyordu:
  • özgür yazılım, linux nedir?
  • linuxta sunucu,veritabanı ve ağ sistemleri
daha önce de özgür yazılımla ilgili konferanslara katılmıştım ama hiçbirinden bukadar zevk almamıştım(çoğunlukla pardüs seminerleri).
şimdi oturumlar boyunca ladığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum:
  • linuxun en önemli özelliği tüm bileşenlerin kaynak kodlarının kamuya açık olmasıdır,
  • linux esasen işletim sisteminin çekirdeğidir,yani biz "linux kullanıyorum",derken aslında yanlış kullanıyormuşuz;ubuntu,pardüs,fedora... kullanıyorum demeliyiz,bunlar da linuxun dağıtımlarıdır,
  • 1991'de linuxun ilk sürümü duyruluyor,linux 0.02,sonrasında 0.04,0.06....1.0,.....2.0......2.6 çıkmış ,
  • minix ve linus torvals linux çekirdekli çok basit işletim sitemleridir,
  • linuxta kullanıcıların akıllı olduğu düşünülür,örneğin birşey  silinecekse windowsta olduğu gibi "emin misiniz",sonra  geri  dönüşüm kutusuna,  gibi şeyler  yokmuş,
  • pidgin:aynı anda yahoo,msn,,,'den birden fazla oturum açmak için kullanılan prog,
  • linux'ta dil paketlerinin hepsi yüklüymüş,böylece istediğiniz dili kullanabiliyormuşsunuz,
  • mono:c#'da kod yazmak için kullanılan prog.,
  • evolution,pine:mail okumak için prog.,
  • programlama için eclipse,anjuta,glade  programları kullanılabiliyormuş,
  • çokluortam için mplayer,grid kullanılabiliyormuş,
  • .net uygulamalarını mono ile çalıştırabilirmişiz,
bugün için aldığım notlar buşekildeydi,katılmayan arkadaşlar bi göz atabilir,
buarada katılmayan demişken,katılım çok azdı,insanları anlayamıyorum böyle fırsatları nasıl kaçırabiliyorlar,etkinlik yapıyoruz zahmet edip gelmiyorlar,bilinçsiz okadar çok insan var ki.........


bir de benim için çok önemli olan bir konudan da bahsetmek istiyorum,uzun zamandır bilgisayarıma ubuntu kurmayı düşünüyordum,ama  bir türlü cesaret edip kuramamıştım.zaten şuan için windowsun yanına kuracam,takdir edersiniz ki windowstan vazgeçilmez(şuan için öyle düşünüyorum tabi ki belki de ubuntu kullandıktan sonra fikrim değişir),yrn kesin olarak kuracam,özgür yazılıma ilk adımları atacam........



                                 işte  bugünden hatıra kalan  güzel bir kare..........





DERYA GÜNDÜZ

6 Nisan 2010 Salı

HAYDİ LİNUX ÖĞRENELİM!!!!!

BBTK OLARAK ETKİNLİĞİMİZ VAR,KATILIMLARINIZI BEKLİYORUZ
etkinlik adı:LİNUX GÜNLERİ
yer:FEN EDEBİYAT KAKÜLTESİ F5 KONFERANS SALONU
tarih:9-10 NİSAN
konuşmacılar:DEVRİM GÜNDÜZ-ENVER ALTIN


DERYA GÜNDÜZ

15 Mart 2010 Pazartesi

bilmök'ün sosyal boyutu ve konya:)

BİLMÖK10 VE KONYA

daha önceki yazımda bilmök'de aldığım notlardan ve gözlemlerimden bahsetmiştim.bukez konya'da yaptıklarımızdan ve bilmökle ile şahsi yorumlarımdan bahsetmek istiyorum:

çarşamba gecesi serapla beraber envireyeden trene bindik(envireye garı gece saat 1de iğrenç oluyor,çok tiksinç manzaralar vardı),tren yolculuğumuz çok kötü geçti benim açımdan,uyuyamdım , çok uzadı ve çok rahatsız oldum o atmosferden.neyse sabah vardık kuzenim ahmet gelip aldı bizi.bilişim günleri cuma başlicaktı gezmek için sadece perşembe günümüz vardı,çok ii değerlendirmeliydik.ben otele geçip eşyalarımı bıraktım,serap da buarada devlet yurduna gidip yerleşti.ama ne oteldi,lüx tavan yapmıştı,rixos otel:)ilk defa okadar lüxüs:) biryerde kaldım,bilmök organizasyon ekibi sayesinde(ciddi bir sponsorluk tebrikler).
perşembe günü ahmet bizi şehirde dolaştırdı MEVLANAya  gittik.ahhhh hala etkisindeyim nasıl bir güzellikltir o Yarabbim,Mevlana anlayışının güzelliğini yapılara çok güzel yansıtmışlardı ki.gittiğimiz gün Mevlit kandiliydi,bu özel günde  Mevlana eşliğinde o maneviyatı yaşamak çok güzeldi.

           ben,serap ve ahmet(korumam olarak atanmıştı ahmet:))

                   ogünün akşamı da otelde açılış balosu vardı,otele geldiğimde kızlar gelmişti,bizim okuldan 4. sınıflardan sevgi-esra-sümeyye.bizim kızlar çok şık giyinmişlerdi bunu özellikle belirtmek istiyorum,baloya gidip masamıza geçtik,organizasyondan arkadaşlar çok sıcak karşıladılar,emrah-merve-umut-hacıbayram arkadaşlar bizim masamıza geldiler,tanıştık gerçekten çok ilgilendiler ve çok sıcak kanlıydılar.rixosdaki yemekten de bahsetmeden edemiyecem,masada 5 tane bıçak,5 tane çatal,mumlar falan çok şık bir masaydı,yemekleri sırayla getirdiler(yok arasıcak,arasoğuk,ön soğuk,bilmem ne:)),tabi biz bukadarına alışkın değiliz,acaba hangi çatal bıçağı kullanacaz diye düşünüyorduk:),eğlenceli bir geceydi,halay bile çektik:)


işte, otel açılış balosundan ve lüx masamızdan güzel bir kare:)

bilmök başladıktan sonra cuma,cumartesi günleri ayarladıkları yerlerde bizi yemeğe götürdüler,ctesi günü etliekmek yedik,güzeldi(lahmacuna benziyordu) ve sonra sema gösterisine gittik,büyülendim adeta.sema gösterisini hep semazanlerin dönmesinden ibaret zannediyordum,ama öyle değilmiş,yaklaşık 1,5 saat sürdü.selamlaşmalarla başladı ve şehlerinden izin alarak,3 tur hepberaber döndüler ve  sonra sahneye ilk çıktıklarında üzerlerinde olan siyah hırkaları çıkarıp,bembeyaz büyüleyici kıyafetleriyle kaldılar,sonra sırayla dönmeye başladılar.aralarında 8,12 yaşlarında iki tane semazen vardı okadar tatlıydılar ki....çok etkilendim,dualarla da sonlandırdılar,harikaydı,hele o ney sesi insanı adeta sarhoş ediyordu,sema salonları da çok güzeldi,amfi tiyatrolara beziyordu.izlerken hep aklımda ŞEMS VE MEVLANA vardı.okumuş olduğum "elif şafak/aşk" kitabından çok büyük hayranlık beslemeye başladım.
           ve bilmök'ün son günü,inceden bir hüzün vardı.güzel arkadaşlıklar kurduk,farklı insanlar tanıdık yani bilmök amacına ulaştı.seneye bilmök yeditepe üniversitesinde olacak,şiddetle tavsiye ederim.ciddi anlamda hem sosyal boyutta,hem de teknik olarak çok şey katıyor.

ve işte bilkmök10 konya'dan kalan en güzel manzara esogü olarak(ben,serap,sevgi,sümeyye,esra,erkan ve ufuk) katılımcılar

21 Şubat 2010 Pazar

bilgisayar mühendisliği bahar yılı bölüm toplantısı

dün(18.02.2010) bölümümüzün  düzenlemiş olduğu bahar yılı toplantısına katıldım.duyuruyu  gördüğümde  içeriği ile ilgili hiç bir bilgim yokktu(duyuru da açıklayıcı değildi zaten) açıkçası gereksiz olabileceği geçti aklımdan katılmam diye düşündüm ilk başta.sonradan gitmeye karar verdim saat 10daydı, konferans salonunda oldu gitiiğimde bölümümüzn bütün  hocaları ve bölüm başkanımız ordaydı yanlız öğrenci sayısından çok hocalar vardı neyse başladık sonradan da bazı arkadaşlar geldi ama anca 20 kişi vardı(bu da duyurunun iyi yapılamaması ve bir mail gurubumuzun olmayışından kaynaklanıyor).nihat hoca açılış konuşması yaptı.bölümümüzden bahsetti,bölümdeki arkadaşların konferans,panel gibi aktivitelere katılımının eksikliğinden  yakındı,projelere katılmamız gerektiğini söyledi.sonra bölümümüzün üye olduğu bir programdan bahsetti ve bunun tanıtımını yaptı.
toplantıya katılamayan arkadaşların bilgilenmesi amacıyla müdek programıyla ilgili biraz bilgi ekledim.
                                                         MÜDEK
Sürekli iyileşme çalışmaları kapsamında Bilgisayar Mühendisliği bölümümüz, mühendislik programlarını çeşitli ölçütler (altyapı, öğretim kadrosu, meslek eğitimi v.b.) bazında değerlendiren ve bu değerlendirme sonucunda yeterli bulunan programlara çeşitli süreler zarfında akreditasyon veren, ulusal tanınırlığa sahip Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) ajansına değerlendirme için başvuruda bulunmuştur.

MÜDEK Akreditasyonunun Amaçları

Mühendislik programlarının MÜDEK tarafından akreditasyonu gönüllü bir süreç olup, MÜDEK ancak kendisine başvuran programları akredite eder. MÜDEK akreditasyonu, Türkiye’de mühendislik eğitiminin kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmak üzere aşağıdaki hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadır:

(a) Başvuran mühendislik programları arasında değerlendirme ölçütlerini sağlayanları belirlemek.

(b) Bu programları ilan ederek değerlendirme ölçütleri sağlayan programlar konusunda toplumu, öğrenci adaylarını, öğrenci danışmanlarını, öğrenci velilerini, eğitim kurumlarını, meslekî kurumları, olası işverenleri ve devlet kurumlarını bilgilendirmek.

(c) Mühendislik alanındaki mevcut eğitim programlarının sürekli iyileştirilmesi ve yeni programların geliştirilmesi konularında yönlendiricilik yapmak.

   daha sonra erasmus programı,stajlar,erasmus öğrenci değişim stajı,emo tanıtımı ve klübümüzün tanıtımı yapıldı.
bu geç kalınmış bir bilgilendirme toplantısı oldu.problemlerimizi ileteceğimiz bir ortam oluşmamıştı şimdiye kadar.her dönem başı ve sonunda olacağını söylediler.çok faydalı olacağını düşünüyorum.bölümüzde eksiklikler olduğunu düşünüyorum bu şekilde düşüncelerimizi hocalarımıza da aktarma şansı bulabilecez.bu toplantı bilmediğim bu da mı varmış dediğim şeyler oldu.bu da daha öncesinin eksikliği.
yaptığım eleştiriler işe yaradı sanıyorum(kemal hocayla konuşmuştum baya bir eleştirmiştim).toplantı sonrasında çay arasında hocalarla birebir görüştük.bir mail grubumuzun olmayışından ve duyuruların yapılmadığından bahsetttim.ayrıca ben ve diğer arkadaşlar da hocalarımızın da teşvik etmesi gerektiğini söyledik.sanırım hem  bölüm başkanımız hem de hocalarımız kendilerindeki eksiklikleri farkettiler ve bundan sonrasında bize daha da faydalı olmaya karar vermişler.bunu hisstemek çok güzel...
burdan diğer arkadaşlara da sesleniyorum eleştirel olun ,düşündüklerinizi aktarın yanlışlıklar eksiklikler anca bu şekilde çözülebilir.bu yaptığımız eleştiriler yapıcı olur bunu unutmayalım ve bu toplantılara düzenli olarak katılalım!!!!

26 Aralık 2009 Cumartesi

ankara teknik gezisi

21 aralık pazartesi günü kulübüz bbtk ile bir teknik gezi düzenledik.gezimiz türkiyenin savunma sanayi devi olan Aselsan ve odtü teknokente idi geri kalan zamanımızda ankarada ortak bir yer belirleyip orayı gezecektik hepberaber.geziye çok fazla talep oldu gelmek iseiyip de gelemeyen çok fazla arkadaş oldu(gezi ücreti başta okul otobüsünü ayarlayamadığımız için 20 tl idi son anda Tuğba arkadaşımızın üstün çabalarıyla otobüs ayarlandı ve gezi ücreti 5 tl oldu biletler yarım öğünde tükendi).48 kişi idik iki hocamızla beraber.sabah 6da binişeler oldu ve 6.30 gibi yola çıktık yaklaşık 3 saatlik yoldan sonra ankaraya vardık.
ilk durağımız Aselsan idi.Aselsanda girişte durdular bizi giriş kartları verdiler hepimize ve listeyi falan kontrol ettikten sonra içeri girebildik.Alanı çok büyüktü tesislere ve yapılan işlere göre bölümlere ayrılmıştı.Brifing vermek üzere yaklaşık bir saatlik tanıtım sunumları vardı.sunumda Aselsannı kaydettiği aşamalardan ne iş yaptığından bhsedildi.bende aklımda kaldığı kadarıyla katılmayan arkadşlarından da bilgilenmesi adına biraz bahsedeyim;Aselsan bir savunma sanayi firmasıdır ve ayrıca bir marka imiş.Üretiminin büyük çoğunluğunu Türk Silahlı Kuvvetleri için yapıyormuş.savaşta kullanılacak techizat olarak kullanılan herşeyi üretiyorlarmış.ilk telsizler,otomatik geçiş sistemleri,dürbünler.. Türkiyede ilk defa Aselsan tarafından üretilmiş bu yüzden Aselsan milli bir savunma markası imiş.brifingden sonra çalışma alanlarının bi kısmını gezdirdiler.girişte fotoğraf makinalarımızı bizden aldılar(güvenlik gerekçesi ile) kendileri çektiler fotoğraflarımızı.
neler neler yapıyorlarmış teknolojinim bütün nimetlerinden faydalanıyorlar üretimlerinde.insansız savaş araçları,termal dürbünler ve daha çok fazla dikkat çeken şey vardı.
        11. 30 gibi Aselsandan ayrılıp odtüye doğru yola çıktık.öğlen yemeğini yemekhanelerinde yedikten sonra teknokente geçtik,orda da bize bi brifing verdiler teknokenti tanıttılar.Türkiyenin en büyük teknokenti imiş odtüdeki.teknokent sanayi üniversite işbirliğini sağlayarak firmalara çalışma ve araştırma alanları sunuyorlarmış,ancak üretim yapılmıyormuş.kuluçka merkezi ile yeni şirketler de bu imkanlardan faydalanabiliyormuş.biz de onların kuluçka merkezleri ve oyun simulasyon merkezlerini gezme şansına sahip olabildik.güzel çalışmaları var gerçekten öğrencilere de çalışma ortamı sağlayabilmeleri en güzeli.biraz kıskandık doğrusu bizim öyle imkanlarımız olmadığı için.
       Odtü deki zamanımız da dolmuştu uzun tartışlmalar sonucu Anıtkabire gitmeye karar vermiştik.ben hiç gitmemiştim Anıtkabire beğendim doğrusu çok geniş bir alana kurulmuş,gayet lüks ve güzel manzaralı bir alandı.Atatürk'e dair aklınıza gelecek gelmeyecek herşey ama herşey sergilenmişti okadar çok ayrıntıyı düşünmüş olmalarına şaşrıdım doğrusu.Atatürkün çok bakımlı ve çok lüks yaşamış olduğu çıkarımında bulundum.5 gibi Anıtkabir gezimiz de bitmişti artık eve dönüş vaktiydi hepimiz çok yorulmuştuk.ben yolda uyuyamam çok fazla ama okdar yorulmuşum ki ben uyudum yolda bir saat kala herkes ayıldı bukez otobüste şarkı faslı başladı.Sonra herkes kendi evine.gezimiz çok güzel geçmişti.1. sınıf arkadaşlardan çok fazla talep vardı gezi de maşallah sabah saatlerinde olmasına rağmen çok enerjikti hepsi,bizim sınıftan 4 kişi katılmıştı,3lerden de katılım fazlaydı.

odtü teknokentte en çok ilgimizi çeken şey benim adını "sefa " koyduğum robot.ben bedo memo...apart otomsasyonundan sonra ilk hedefimiz sefa yapmak:):)





odtü teknokent oyun ve simülasyon merkezindeyiz.ben,serap,memo,latif






memoyla odtü simülasyon merkezinin önündeyiz




anıtkabirden güzel bir manzara seraplayız






odtü teknokentteyiz gezi tamamlandıktan sonrası ortadaki bize rehberlik eden zeynep hanım

16 Aralık 2009 Çarşamba

bbtk ile ankaraya gidiyoruz haydi millet........

 bbtk külübü olarak ankaraya teknik gezi düzenliyoruz.odtü teknopark ve aselsan gezilecek ayrıca kalan zamnda odtü kampüsü ve şehir gezilcektir.katılım 5 tldir(tuba saolsun son anda okuldan otobüsü almayı başarabildiği için),son katılım cuma günü,bu fırsat kaçmaz.....................

3 Aralık 2009 Perşembe

dergiye yazdığım yazı

     benim de yönetiminde yer aldığım kulübümüz bbtk'nın aylık olarak yayınladığı e-dergiye ben de bir yazı hazıradığımı daha önceden söylemiştim.yazım dergide yayınlanmadan blogumda yayınlamak istedim böylece okuyan arkadaşların yorumlarını da alarak yazıyı biraz daha düzenleyebilirim......



Geçtiğimiz cumartesi günü(21.11.2009) IEE(the Enstitute of Electrical and Electrical Engineers) ve Osmangazi &Anadolu üniv. Elektrik Elektronik Mühendisliği Mezunlar Derneği’nin düzenlemiş olduğu “Mezunlar Söyleşisi”ne katıldım.Söyleşiye biri Bilgisayar Mühendisliği 5’i Elektrik Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunları olmak üzere toplam 6 mezunumuz katılmıştı(aralarında Anadolu üniv. mezunları da vardı).Bunlardan 3’ü çok yakın zamanda mezun olmuş olanlar diğerleriyse uzun yıllar sektörde tecrübe edinmiş olanlardı.Yazıma mezunlarla ilgili kısa kısa bilgiler vererek devam etmek istiyorum böylece söyleşiye katılamayan arkadaşların da söyleşiyle ilgili fikirleri olmuş olur.


 Cengiz Doğmenç:2008 yılında ESOGÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu.Şuan Turkcell Teknoloji’de Product Development & Support departmanında çalışmaktadır.

 Güray Günay:2008 yılında Anadolu üniv. Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu.Şuan Savronik’de proje mühendisi olarak çalışmaktadır.

 Ömür Yıldız:1999 yılında Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu.Şuan Savronik’de grup lideri aynı zamanda Teknokent Yazılım Kule’deki Savronik Teknoloji Araştıma Birimi’nin yöneticisi durumundadır.

 Özer Çelik:2007 yılında ESOGÜ Bilgisayar Mühendisliği ve çift anadal programıyla Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun olmuştur.Ayrıca ESOGÜ Bidb Web-Yazılım grubu dahilinde çalışmakta ve BÖTE bölümünde internet tabanlı programlama ve veri tabanı dersleri vermektedir.

 Umut künkçü:1990 yılında Anadolu Üniversitesi (o zamanlar Osmangazi ve Anadolu Üüniversitesi ayrılmamıştı)Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu.Şuan Havelsan’ da yazılım mühendisi olarak çalışmaktadır.

 Şükran Künkçü:1992 yılında Anadolu Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu.Şuan Havelsan’da yazılım mühendisi olarak çalışmaktadır.

Söyleşi okulumuzun şen kahkahaları ile tanınan ve katılan bütün konuşmacılara hocalık yapmış Doc.Dr. Osman Parlaktuna’nın moderatolüğünde soru cevap ve arasıra salondakilerin de söz alması ve soru sorması şeklinde gerçekleşti.Senin okulundan veya bölümünden mezun olmuş insanların çok iyi yerlerde olduğunu görmek ve bir gün senin de onlar gibi iyi işler başarabileceğini hissetmek söyleşinin genelinde salondekilerin hissettiği duygulardı.Onları herkes mest olmuş bir şekilde içinden kaba tabirle “way be” diyerek can kulağıyla dinliyordu.

İlk soru okulda öğrenilen bilgilerin,alınan derslerin iş hayatında kullanılıp kullanılmadığı ile ilgiliydi.Konuşmacıların büyük çoğuluğu okulda görülen derslerin aslında öğrencilerin düşündüğü gibi gereksiz olmadığı konusunda hemfikirdi.Onlara göre okulda alınan eğitim formasyondur ve okulda aldığımız dersler sayesinde mühendislik bakış açısını kazanırız tabi okulda aldığın eğitimle birebir uyuşmayan bir alanda çalışmıyor olabilirsin,tıpkı konuşmacılardan Umut-Şükran Künkçü çiftinin Elektrik Elektronik Mühendisliği’ni bitirmesine karşın kendilerini yazılımda geliştirmeleri ve Havelsan’da yazılım uzmanı olarak çalışmaları gibi.Yazılım Uzmanlığı demişken aklıma konuşmacıların bizlerin kendimizi yazılım alanında geliştirmemizin çok faydalı olacağını söyledikleri ve gelişen teknolojide “Nanoteknoloji”nin de kendine yer bulduğu ve o konuda da gelişmeleri takip etmemiz gerektiğini vurguladıkları geldi.Konuşmacılarla ilgili olarak dikkatimi çeken şeylerden bir tanesi de birçoğunun yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlamış olmaları ya da eğitimlerinin herhangi bir zamanında veya sonrasında yurtdışında bulunmalarıdır.Burdan bu tür eğitimlerin faydalı olabileceği sonucuna varabiliriz.

Konuşmacılara yöneltilen sorulardan bir tanesi de teknik seçmeli derslerin önemi ve bunları seçersen dikkat edilmesi gereken şeyler idi.Konuşmacılar teknik seçmelileri kendi ilgi alanlarımıza ve iş hayatında çalışmak istediğimiz alanlara göre seçmenin daha faydalı olabileceğini söylediler.Teknik seçmeli derslerin bölümde uzmanlaşma alanında çok önemli olduğunu vurguladılar.

Konuşmacılara öğrenci arkadaşlarımız tarafından yöneltilen sorulardan bir tanesi mühendislik eğitimde yabancı dilin gerekli olup olmadığı ile ilgiliydi. Sanıyorum soran arkadaşımız eğitim dilinin ingilizce olmasından dertli olan bir arkadaş.Eğitim dilimiz ing ama derste ing konuşulup konuşulmaması hocaların insiyatifine kalıyor kimisi tek kelime Türkçe konuşmazken kimisi Türkçe anlattığını zannetmesine rağmen konuştuğu kelimelerin en az %30 ing olarak dersi anlatır.Aslında kaçış yok ing.den çünkü bölümlerin temelinde ing var.Konuşmacıların büyük çoğuluğu eğitim dilinin Türkçe olması gerktiği fakat ing.den kaçış olmadığı ve nerde olursak olalım mutlaka karşımza çıkacağı,derslerin de ing destekli işlenebileceği konusunda hemfikirdi.Ömür Bey de eğitim dilinin ing olmasından muzdaripmiş o zamanlar ve yıllar sonra Elektrik Elektronik Bölüm başkanı Hasan Hüseyin Erkaya’ya bir itirafta bulundu.”Hocam itiraf ediyorum o zamanlar sizin yaptığınız esprilere hiç anlamadan,sadece herkes gülüyor diye gülüyordum” dedi,tabi salon koptu kahkaha tufanıBölüme ilk başladığımız dönem biz de hocaları anlamakta zorlanıyorduk,çünkü terimsel kelimeleri bilmiyorduk ama zaman ilerledikçe aşinalık oldu ve derslerin ing olması çok da fark etmedi ama bazen de öyle zamanlar oluyor ki hocanın neyden bahsettiğini dahi anlayamıyorsun.Gerçi hocalarımızın büyük çoğunluğu da bu konuda anlayışlı, anlamadığımız yerlerde Türkçe’ye dönüyorlar.

Arkadaşlarımızdan gelen diğer bir soru sonucunda da üniv. etiketinin olması meselesi ODTÜ OGÜ farkı gibi konusu tartışıldı.Anladığım kadarıyla arkadaşlarımızım bir kısmı daha çok popüler olan (diyeyim) bu türden üniv.ler için ağırlıkları karşısında baya içerlenmişler.İmkanlarının ya da şartlarının bizden daha iyi olduğu tartışılmayacak bir şey tabiki bir iş başvurusunda Cengiz Bey’in de dediği gibi onların daha önde olduğu kesin.Ama bu bizim içini doldurduğumuz diğer yetilerimiz sayesinde bu açığı kapatamayacağımız anlamına gelmez.Her şey bir yana söyleşi sırasında karşımızda o kadar iyi yerlerde olan insan varken bunu tartışmak anlamsız geliyor.Sanıyorum Hasan Hocan söylediklerinde haklıydı “O üniversitelerin iyi yerlerde olması tarihsel geçmişleriyle de alakalı ,neden bir gün ESOGÜ de çok iyi yerlere gelmesin ki.”Hasan Hocama katılıyorum bu biraz da bizlere bağlı öyle zannediyorum ki eskiden Osmangazi üniversitesi denince nerde olduğu dahi bilinmiyordu(hala da olabilir) ama şuan yaptıklarıyla daha iyi bir yerde diye düşünüyorum.Bunu kendi kulübümüz olan BBTK üzerinden örneklendirmek istiyorum kulübümüz çeşitli yeniliklere imza atmıştır(Türkiye’de her yıl düzenlenen ve bütün Bilgisayar Mühendislerini bir araya getiren BİLMÖK’ü başlatmıştır bunda da konuşmacılardan Özer Çelik’in çok büyük katkısı olmuştur) ve mümkün olduğunca bilişimle ilgili seminerleri takip etmeye çalışmaktadır.Geçen sene biz Bilişim Günleri’ni düzenleyecek iken bunu duyan şirketler bizden oturum almak için bize ulaşmaya çalıştılar bu da Osmangazi’nin nerde olduğunu bilmemekten hangi noktaya geldiğinin kanıtıdır.Aynı şekilde okulumuz kulüplerinden IEE’nin de çok başarılı çalışmaları ve bu anlamda önemli katkıları olmuştur.

Kulüplerden bahsetmişken konuşmacılardan özellikle genç mezunlar Özer Çelik ve Cengiz Doğmeç kulüplerin, kişilerin kendilerini geliştirmelerinde ve aktif katılımla networklerini genişletmenin önemi üzerinde durdular.Kendileri kulüp yöneticiliği yapmış ve bundaki kazanımlarından bahsettiler.Cengiz Doğmenç’in yurtdışında projelerini sunmak ve koordinetörlük yapması IEE kulübü desteğiyle gerçekleştirmiştir ve kulüp etkinlikleri sayesinde TURKCELL’de part time çalışabilme ve devamında Turkcell Teknoloji’de Product Development & Support departmanında çalışma şansına sahip olabilmiştir.Aynı şekilde Özer Çelik de kulüpte yaptığı başarılı çalışmalar sonucunda sahip olduğu kazanımları bizlerle paylaştı.

Son olarak yazıma mezunların kendilerinden sonraki mezunlar için “pozitif ayrımcılık” yaptıklarını ve kendilerinin başarılarından sonra şirketlerinde Osmangazili mezunların sayısında çok fazla artış sağladıklarını söyleyerek söyleşiyle ilgili anekdotlarıma son veriyorum.

IEE ekibini bu başarılı çalışmalarından dolayı şahsım ve söyleşiye katılan diğer arkadaşlarım adına teşekkür ve tebrik ediyorum. Bir de eleştiride bulunmak istiyorum Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü de biraz daha işin içene katsalar daha iyi olabilirdi çünkü bizim bölümden de söyleşiye katılan çok fazla arkadaş vardı,bu da Bilgisayar Mühendisliği mezunlarından daha fazla kişiyi çağırarak ya da Bilgisayar Mühendisliği bölüm başkanının katılımını da sağlayarak yapılabilirdi diye düşünüyorum.

DERYA GÜNDÜZ

BİL. MÜH. 2. SINIF






23 Kasım 2009 Pazartesi

dergiye yazı...

bu birkaç günde geçen günlerde katıldığım IEEnin etkinliği olan "Mezunlar söyleşisi "için dergimiz readmee'ye yazı hazırlıyorum........iyi bişey çıkar umarım.tamamladıktan sonra blogumda da yayınlamayı düşünüyorum.
 
Facebook

Bizi takip edin!

ESOGÜ Bilişim GünleriESOGÜ Bilişim Günleri